hemşire forması ve tarihin corafyası konusu

hemşire forması ve tarihin corafyası konusu

Write By: admin Published In: Hemşire Forması Created Date: 2016-08-18 Hits: 437 Comment: 0

hemşire forması ve tarihin corafyası konusu

hemşire forması ve tarihin corafyası konusu

hemşire forması ve tarihin corafyası konusu Kasaba. — İlçe merkezi Şarkışla kasaba Sıvas-Kayseri karayolu üzerinde Sivas şı rinden 81 km. uzaklıkta, denizden 1200 yükseklikte kurulmuştur.Kasabanın kuzeyinde Sıvas-Kayseri miryolu üzerinde de istasyonu vardır. Is yon Caddesi ile buna dik olan Sıvas-Kay Caddesi, kasabanın başlıca caddeleridir, önemli binaları bu iki cadde üzerinde î lınır. 6 mahalleden meydana gelmiş olan kışla 6.646 nüfusludur (1960 sayımı).
ŞARKİKARAAĞAÇ
Akdeniz Bölgesi'nîn Antalya bölüm İsparta iline bağlı bir ilçedir. Toprak doğuda Konya'nın Ilgın ve Beyşehir, güı İsparta'nın Eğridir, batıda aynı ilin C dost, kuzeybatıda Yalvaç, kuzeyde Kom
Şarköy ilçesinin kıyı kesimlerinde, kıyı çizgisinin yanı sıra bir takım sırtlar uzanır. Bunların yükseklikleri 100 m. kadardır. İçeriye doğru bu sırtların yükseklikleri artarak, tepelik bir alan görünümünü kazanırlar, ilçede Akdeniz iklimi hüküm sürer Yazlar kurak, sıcak, kışlar yağışlı, genel olarak ılıktır. Kışın, bazı defalar Balkan Yarımadası üzerin den gelen soğuk baskınları etkisini gösterir Doğal bitki örtüsü makilerdir. İlçede büyül akarsu yoktur. Birtakım küçük dereler bult nur ki, bunların bir kısmında yazın hiç s bulunmaz. Bu küçük derelerin en önemlile Hora Deresi, Ganos Deresi, Uçmakdere, Mi refte Deresi, Eriklice Deresi, Araplı Dereî Olukbaşı Deresi'dir. İlçenin ekonomik ha^ tında bağcılıkla şarapçılığın payı büyükti Zeytincilik de oldukça gelişmiştir. Bund başka tahıl, ayçiçeği ekimi de Şarköy'ün el nomik hayatında Önemli yer tutar. AAüra yakınlarmda yeraltı serveti olarak, petr raslanmıştır.
Kasaba. — İlçe merkezi Şarköy kasab küçük ve sığ bir koyun kıyısında, kendi a< taşıyan bir ova üzerinde kurulmuştur. K( banın ortasından geçen Atatürk Caddes
Bir, yada iki gözün içe, dışa kaymalıdır. Bu kayma gözü oynatan kasların bir felcinden değil, göz kasları işbirliğinin bozulmasından ileri gelir.
Şeşi olan bir kimse, bir şeye bakarken iki gözünü birden bir noktaya doğrultamaz. Gözün bîri oraya bakarken öteki göz ya içe, ya dışa kayar. Kayan gözde görme, zamanla gittikçe azalhemşire formasıır. Şaşılık çocuklarda, 2-4 yaşarası eşyaya yakından bakmaya başlanınca görülür. Bazen doğuştan vardır.
Ş»>ıi'ö ın İki önemli sebebi vardır:
1— Gözde görme bozukluklerı (miyop hipermetrop vs.)
2— Beyinde imgelerin üst üste geldiğ merkezin gelişmemesi.
Sinirli yaradılış, zayıflık, soydan firengi d hastalığı hazırlar.
Tedavi. — Gözde görme bozukluğu varı düzeltilmelidir. Sağlam göz bir sargı ile kapı tiİArşk zayıf göz günde bir iki saat çahştınlt
vVy;,e;, ^.tvü^,r 'sonunda ağabeyisi Ali İl®, b:q, b.^hçe ı>:erine başladı, bu arada Esma n^lmda bir kızla evlendi Bir süre sonra esinin başka bir erkekle kaçışı ona çok acı geldi. Bu olaydan sonra şair, bütün çalışma gücünü kaybedip, kendini bütün bütün sazına verdi. 1931'de Sivas'ta düzenlenen Halk Şairleri Bay-ramı'na katıldı. Ondan sonraki yıllarda ise artık tam bîr «âşık» olarak, vefalı arkadaşı İbrahim'le birlikte, yurdu dolaşmaya başladı.
Veysel, Ankara'ya ilk defa 1933'te gitti. Cumhuriyetin onuncu yıl dönümünde söylediği şiir gazetelerde yayınlandı. Bir era Köy Enstitülerinde Halk Türküleri öğretmenliği de yaptı. Şair zaman zaman köyünden çıkıp yurdu dolaşır, Ankara'ya, İstanbul'a uğrayıp radyolarda kendine özgü konserler verir.
Vevse''în şiirlerinde, genel olarak, üç t«nrn h'k-ntrür- yurt ve toprak sevgisi; a$k; pei küçük yaşından beri görememesine rağmer zengin ve renkli bir tabiat sevgisi... Onun bi özelliği de, gerek sazında gerek sözünde, hal şairlerinin çoğunda görülen, basma kabp du> gutara .alışılmış şöyieyişiere raslanmayışıdı yolunda araştırıcı, düşünücü, duyu
On yaşlarındayken, babası ona, cam sıkılmasın diye bir saz almıştı, Veysel'de şiir ve müzik merakı bundan sonra başladı. Bir ara Kangal'dan köylerine gelen Alâ adında bir saz şairi ona
Veysel, savaşın sonunda ağabeyisi Ali il« bağ, bahçe işlerine başladı, bu arada Esmi BtİMida bir kızla evlendi. Bİr süre sonra eşt nm başka bîr erkekle kaçışı ona çok acı geld Bu olaydan sonra şair, bütün çalışma gücün kaybedip, kendini bütün bütün sazına verd ^931‘de Sivas'ta düzenlenen Halk Şairleri Ba
ti ç0KiraegınaeKi Daaemsn ıçınae r/k aslf» bulunur. Çekirri<^rj; kırıp içind«ı!'^'^ d0>ml yiyen çocuklardn, r.'ijrtıî<? *onuçlar»^|^ jehirlenme'er olabilir. Ba-ı ?eftc>li!er, слк1*п‘у1« beraber uzunlama'->ma İkiye lâf. Bunlara «yarma şeftalim denir. Üzeriryj^^ darlnln tüylü, ya da tüyrüz olmasına gör*^ şeftaliler «tüylü» ve «tüysür» diye ad alır'»^
Şeftali bol sulu,hemşire forması besleyici, ferahlık İçinde birçok vitamin bulunan bir meyvj^'^' Çiy olarak yendiği gibi, kompostosu, re^ı, marmelâtı, hoşafı da yapılır. Çabuk bozub;ı kolayca çüriyen bfr meyva olduğundan uzun raman saklanamaz. Uzağa gönderilecek şeftj. İllerin îyi> ambalâjlanması gerekir.
Şeftalileri iyice yumuşamadan kopartm». malıdır. cEt şeftalisi» birkaç gün önceden kopartılarak bekletilirse, kokusu artar. Şefij.
II çekirdeğindeki bademin içinde esiyanhii rik asit» bulunur. Çekirdeği kırıp içindeki bidemi yiyen çocuklarda, ölümle sonuçlanabilin zehirlenmeler olabilir. Bazı şeftarlÜer, çekirdekleriyle beraber uzunlamasına ikiye ayrılır-/er. Bunlara eyarma şeftali» denir. Üzerindeki derinin tüylü, ya da tüysüz olmasına göre de ^ftalller e tüylü» ve «tüysüz» diye ad alırlar.
Yurdumuzda pek çok yerde, çeşitli cins li yetiştirilir. Başta Bursa, İzmir, Kocaeli üzere Sakarya, İstanbul, Gaziantep, Diyarbakır, Kastamonu, Giresun, Zoı> k, AUlatya, Tokat, Konya,
ŞebfnkarahiBar topraklarının %27'sinde tarla tarımı yapılır. Elde edilen ürünlerin be^>nde buğday gelir. Bahçe, sebze tarımı da gelişmiştir, ilçenin yeraltı zenginlikleri olarak Tamıara mahallesi ile Göynük, Gedehor köyler/ агашк1а zerjgin şap yatakları, Subak, Asarcık köyler/ ile üçköprü'de bulunan simli kurşun madeni, Bozkeçi, Ozan, Karaköy, Mez-rea, Ordut köyler» topraklarındaki linyit yatakları önemlidir.
Kasaba. — İlçe merkezi Şebinkarahisar kasabası, tek başına bir tepe üzerinde yükselen kalenin batı eteklerinde denizden 1.300 m. yükseklikte kurulmuştur. Giresun'a 118, Sivas'a 198, Erzincan'a 124 kilometrelik yollarla bağlıdır. 12 mahalleden meydana gelen kasabada, Sivas, Giresun, Karakova, İnönü adında dört ana cadde vardır. Öteki yollar ise bu caddelere kavuşan sokaklardır. 1960 sayt-mına göre 8.771 nüfusu olan Şebinkarahisar, Giresun iline bağlı ilçe merkezleri arasında en kalabalık olanıdır.
ICasaba bugünkü adını, yakınlarında bulunan, ilkçağdan beri işletilen şap yataklarından alm*^tfr. Şebinkarahisar tarih boyunca birkaç defa el değiştirdikten sonra 1473'te Fâtih Sultan Mehmet tarafından Osmanîı Devletine katıldı, Erzincan eyaletine bağlâ Ы#»
Nüfusu: 28 996 Şebinkarahıser İlçesinin kurey ve kuzeyd ğu kesimlerinde Giresun Dalları uzanır, de^lartn üzerinde Eğrîbel, Kazankaya, Mıh çam gibî tepeler bulunur. İlçede serin, kur geçen yazdan, çok kısa süren sonbahard sonra şiddetli bîr kı^ görülür, çok kar yay İlçenin en önemli akarsuları Kelkit Çayı bunun kollarıdır.
Şebinkarahisar toprekîarınm ?o27'sir tarla tarımı yapılır. Elde edilen ürünle başında buğday gelir. Bahçe, sebze tarınnı gelişmiştir. İlçenin yeraltı zenginlikleri c rak Tamrara mahallesi ile Göynük, Gede! köyleri araımda zengin şap yatakları, Sub Asarcık köyleri île Uçköprü'de bulunan si kurşun madeni, Bozkeçl, Ozan, Karaköy, N rea, Ordüt köyierî topraklarındaki linyit taklan önemlidir.
Ş/?v-ıt ilçesinde başlıca engebeler.hemşire forması Kuzey Anachlu Dağlan'mt) iç sıralarıdır. İlçenin kuzeyinde en önemli yükseklikler, Nasara Dağı, Sartçsyır Dağı, Demirkapı Dağıldır. İlçenin ФП yüksek
kez ve Borçka İlçeleri, kuzeyde de SovyetU Birliği topraklan çevirir. Merkez bucağında beıka Meydancık vt Mirya adında bucakla ile bunlara bağlı 62 köyü vardır. Yüzölçümü: .1309 km^
Nufu^u: 47758 (1960 sayımı)
Şavşat ilçesinde başlıca engebeler, Ku7< Anadolu Dağları'mn iç sıralarıdır. İlçenin k zeyfnde an önemli yükseklikler, Nasara Da^ Sançayır Dağı, Demirkapı Dağı'dır. İlçen •n yüksek noktası 3.164 m. yüksekliğinde Arsıyan Dağddır. İlçenin iklimi serttir. Kişİî soğuk geçer Yağış bol olduğundan orman ö tüsü de gürdür. Dağların yüksek kesimierîi de İldin, köknar ağaçlan bulunur,
Şavşat İlçesinin en önemli akarsuyu Cer< Suyu'dur. Bir başka önemli akarsu da Tign Suyu'dur. Bu da Cerat Suyu ile birleşir. B fuların hepsi Berta Deresi'nde toplanarak Ç( ruh nehrin
Kavof)a. — İlçe merkezinin adı Yehikö^ dür. Denizden 1,050 m. yükseklikte, Çoru nehrine dökülen Berta Suyu'nun koflarında I^Şavşat Deresi üzerinde kurulmuştur,
гяз ameriyle b ri;k!r»r de kurulurdu. Bazan da bu şabirtern^r! ya Atina, ya İsparta, öteki küçük, kuvvetsin şeb.iripr. kendi idarrderi altına alırdı.
Roma imparatorluğu da bir şehir devV*-den kurulmuştu. Bu imparatorluk yıkıld '« sonra Avrupa şehirleri, devletlerin, baroni.. fin, papazların eüne geçti. Bunlar şehirler kendi çiftlikleri gibi kullandılar. Bu da, dere beyliği doğurdu. Derebeyi ile Şehirli arasın-'da, bütün Ortaçağ'ı kaplıyan kavgalar, Avrupa tarihinin olduğu kadar, insanlık tarihiniij en önemli bölümü sayılır.
Х1.-Х1П. yüzyıllar arasında Avrupa'mıj birçok şehirleri bağımsızlıklarını kazandılar. Venedik, Cenova, Floransa, Hamburg, Breme gibi şehirler, Eskiçağ'ın «şehir devletleri haline geldi. Yeniçağ'da «devlet» kuvvetlenir ce, bu bağımsız şehirler, yavaş yavaş ortada kayboldu, devletin bir parçası haline geldi.
Bugünkü Şehirler ve Şehircilik-hemşire forması