hemşire forması ve tarihin corafyası edebiatı konusu

hemşire forması ve tarihin corafyası edebiatı konusu

Write By: admin Published In: Hemşire Forması Created Date: 2016-08-18 Hits: 471 Comment: 0

hemşire forması ve tarihin corafyası edebiatı konusu

hemşire forması ve tarihin corafyası edebiatı konusu

hemşire forması ve tarihin corafyası edebiatı konusu Petrol, benzin, mazot gibi sıvıları taşım için özel olarak, değişik biçimde yapılmış ı mi tipidir. Öteki gemilerde enine postalara kurulu İskelet yerine bunlarda boyuna pol 1ar kullanılmıştır (Bk. Gemi). Bugünkü ^ kerler yapılmadan önce sıvılar, fıçılardaı şınırdı.
Tanganika kıyılarına ilk önce XVI. yüzyrlc Portekizliler ayak bastı. XVIII yüzyıl başmc ülke Zengibar Sultanlığı'nın eline geçti. 188-te bir Alman sömürgecilik heyeti Tanganikı yı Almanya'ya bağladı. 1890'da İngİltere'y Almanya arasında varılan anlaşma üzerir Tanganika, Almanların Doğu Afrika sömürg si oldu. Zengibar Sultanından para ile bur sim satın alan Almanya, Tanganika'da kısa b süre içinde demiryolları, karayolları yapı
I. Dünya Savaşı sonunda Almanya, Afrİk daki bütün toprakları gibi burasını da ka betti. Doğu Afrika sömürgesi Ingiliz; Rua da*Urundi de Belçika mandası oldu. On imanda* olarak yönetilen
OsmanlI Imparatorluğu'nun Tanzimat Dey. ri'nda gelişen edebiyatımıza aTanzimat Ej^. bîyatı» denilir. Önceleri «Edebiyat-ı Ceda*» (yeni edebiyat) denilmişti. Sonradan bu dı. yim Tanzimat edebiyatından sonra gelişenbiv ka bir topluluğun, Servet-i Fünun edebiyat nm malı olmuştur.
Tanzimat Edebiyatı, belirli özellikleri bulu, nen bir edebî yenilik davranışı olmakla birlik-te, bu davranışın kesinlikle 1839'dan (Isn. ffmaf Fermam'nın II5n edildiği tarihten) кл ra meydanâ çeldiğini İleri süremtylı. Edeb’vt* XI7daki bahirtaşma hareketleri, küçük ölçüde cîsa, bu tarihten daha öncelerlndenbe^ ı|tür. XVIII. yüzyıl sonlarınden ben j okullar, millî eğitim
filin ne oecjijah, ne hiçbir vezir, hs»- Ь|^ bîr vdfandav idam etî V^miyecek, sörefv> _ ctk, cezalandıramıyacaktı. Kanunun e. medidl hiçbir vergi toplanamıyacak, vetantj^ }ü angarya mahiyetinde hiçbir şey yaptır^ mıyacak, mal emniyeti tamamen kuruiacakt Vatandaşın, dîn, ırk farkı gözetilmeksizin har türlü İnsanlık hakkı, bu fermanın ter narı altındaydı. Tanzimattan sonra birçoka lahat hareketlerine girişildi (Bk. Osmanlı iı paratorluğü).
Tanrimat devri 1839-1878 arasında 39 sürdü. Rus Savaşı'ndan sonra II. Abduıbamit [lOfumlu hükümet usulünü bıraktı, idareı ıbsan eline aldı, devlet Babıâlî*den ds^il.Sı ly dan, Yıldız'dan
TANSİYON [Ksn batıncıl Ka/bın kanı a»ı^ kuvvetiyle, kanın damar İare iurfünmeainden doğan direnç gibi karşı-hktı iki kuvvetten bîr basınç meydana gelir Tansiyon (kan basma) denilen bu kuvvet ka nm kalhden çıkarak bürün vücudu dolaşması m, kulakçığa dönüşünü sağlar. Ana atarda marda 15-20 sm cıva basıncı olan bu basın; çevreye yayıldıkça düşer, kılcal damarlarda 1-1,5 sm. cıva basıncına kadar iner.
Tansiyon Nasıl Ölçülür
Kol atardamarı dıştan verilen bir basınçla nabız kayholuncaya kadar sıkıştırılır. Dışta ki basınç düşürülmeye başlanınca nabız vu rujunun duyulduğu anda tansiyon aletinir gösterdiği sayı damar içindeki kanın çevrey yaptığı kan basıncım bildirir. Bu sayı e ma sima» (en çok) kan basıncıdıhemşire formasır. Nabız sesi nin tamamiyle kaybolduğu anda alette oku nen sayı İse eminimae (en az) basınçtır V^iп^ma basınç kalbin sıkışmasiyle değil, ds narların esnekliğiyle ilgilidir.
Gençlerde maktima en çok 12-13, en a
fıir^n m'tU^tvmkiUfğınd^n вопгш rıf m^9t4^tn0 dör^ki. KttB «üreleri* MUlt EQI-î-m ВлкшЫ$§» müf*trı%b^i. Gürel ben*tlar AkmÖBmiii'ndm •*c*nc< def» Senet Tarihi ve E»-^retmenlıfli yeteli, 1950'd« Edebiyat Fa* r\dı0ki gCr^v ^^в dortdO. Batı Ülkelerine yept ben geziler difrr>da. Ömrünün tonuna каг«Аг kv^rtütünUn babında kaldı.
F(jefciyaf heyetine şi-rfe giren Ahmet HamdI Tanpıner, epnreden hikâye, roman da yazmıştır. Yurt Mregfti, yurt konulan taşıyan şiirlerinde, k!}t! iğine özgü bir tembolizmin İzlerine ra>len»r. Heyel ve melodi havası anlamda hafit kapalılık onun belirli özelliklerindendlr. Geçmiş özlemi, sezip ulaşamadığımız âlemlere ckjyvlan özlem, sevme, sevilme ihtiyacı Tan-pınar'ın şiirlerinde sık sık raslanan motiflerdir Bu haller, r>esir)erinde de, özellikle, hikâyelerinde, romanlarında da görünü*. Bibliyografца — Başlıca eserleri: «lirler (lîfCU; Abdu)laH Efendi'nln Rüyelan (hikâyeler, 1943): Yaz Ya^^mu-ru (hikâyeler. 1955»; Huzur < roman, 1949ı; Saatleri Ayarlama Enstitüsü < ro-| man, 1901); Beş Şehir (denemeler, l'HM : TevfıR Fikret, Hayatı, Şahslye-11.
Müslümanlık'tan önce Araplar, putlara taparlarken, bunlar arasında en yüce saydıklarına «Allah» adım vermişlerdi; öteki tanrılarına da «ilâh» (Aramice «alaha») diyorlardı. Hz. Muhammed «Lâ ilâhe illâ'llah» (Allah' tan başka İlâh yoktur» sözü ile Tanrı'nm tekbirin/ ilan etmiş oluyordu (Bk. Müslümanlık).
TANfffOVTR, Hamdulfah Suphi (1886-    )
Tanınmış fikir edamlarımızdandır. İstanbul'da do^u. Galatasaray Lisesj'nde okudu. 1903 devrimindnn sonra gazete ve dergilerdeki yaziUriyle te^
fyıif (Terhan), Recaİ7cKİf‘ Mahmut Ekrem ve bir derecede de MuaHırn Naci'dir, Türk ede-biyafına şekil ve zevk bakınılanndan asıl Batılı şiiri getiren Abdülhak Hhemşire formasıâmit, kendine ör gü derinlikleri, felsefesiyle de büyük bir de ğer taşımaktadır. Hâmit, şiirin konusunu ge nişletmiş, Divan edebiyatından uzaklaşmamı/ da önemli rol oyn«amıştır (Bk. Tarhan). Şiir den başka roman, tiyatro alanlarında da eser ler veren Recaîzade Mahmut Ekrem ise yen edebiyatın bilgilerini, kuramlarım düzenle mek, yeni yetişen gençlere bunları öğretmek onları bu yana yöneltmek gibi hizmetlerd bulunmuşlar, ayrıca, eskiliği devam ettirme îstiyenlerle savaşmışlardır.
Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal'le kurular Abdülhak Hâmit, Recaîzade Mahmut Ekrem'i gelişip yaygınlaşan Tanzimat Edebiyatı'mr millete ve memlekete yeni Türk edebiyatı h. Ünde mal oluşunda emekleri geçmiş daha b hayli bilgin, düşünür, edebiyatçı, gazete vardır.hemşire forması